DAİŞ’le Büyük Savaş: Fırat Kalkanı

DAİŞ,  ortaya çıktığından beri Türkiyeyi tehdit eden  bir terör çetesidir. İstanbu’u işgal etmekten söz eden ve Türkiyeyi küfür ülkesi olarak niteleyen DAİŞ çetesi, şimdiye kadar Türkiyeye yönelik bir çok  terör eylemi gerçekleştirmiştir. İstanbul Sultanahmet, Ankara Gar, Suruç ve Diyarbakır  katliamları, DAİŞ’in gerçekleştirdiği en büyük katliamlardır. DAİŞin  gerçekleştirdiği roket saldırıları yüzünden  Kiliste yirmiden fazla insan hayatını kaybetmiştir. Son olarak DAİŞ, iki büyük terör  eylemini gerçekleştirmeye çalışmıştır. İlk olarak DAİŞ, sınırdaki Karkamışı işgal etmeyi istiyordu. İkinci olarak DAİŞ, Gaziantep’te bir düğüne saldırarak elliden fazla insanın hayatının kaybetmesine neden oldu. Bütün bu katliamlar ve saldırılar sonucunda Türkiye, DAİŞe direkt olarak  müdahale etmek zorunda kaldı ve Cerablusa Fırat Kalkanı isimli asker operasyonu gerçekleştirdi. Fırat Kalkanı Operasyonu, karadan Türk özel kuvvetleri ve Özgür Suriye Ordusu güçleri ile havadan Amerika’nın hava saldırılarıyla gerçekleşen  çok yönlü bir operasyondur. Fırat Kalkanı operasyonu sonucunda DAİŞ, Cerablus’tan  atılmış ve kent, Türk ve ÖSO  kuvvetlerinin kontrolüne geçmiştir. Fırat Kalkanı operasyonuyla, DAİŞ bir sınır tehdidi olmaktan çıkarılmıştır. Cerablus’tan atılan DAİŞ,  örgütün başkenti konumundaki Rakka’ya çekilmiş durumdadır.

15 Temmuz işgal girişiminin faili konumundaki  FETÖ denilen çetenin arkasında Amerika  olduğuna dair güçlü bir kanaat mevcuttur. 15 Temmuzdan beri Türkiye, ısrarla FETÖ’nÜn çete başının Türkiye’ye iade edilmesini istemektedir. Amerika, şimdiye kadar bu talebe olumlu anlamda bir karşılık vermemiştir. Çetebaşının iade konusunun  gerilime neden olduğu bir anda Türkiye,  koalisyon kuvvetlerinin hava desteğini arkasına alarak Fırat Kalkanı operasyonunu gerçekleştirdi. Operasyonun gerçekleştiği gün Amerika başkan yardımcısı Biden, Ankara’ya geldi ve operasyona olan desteğini  ifade etti. Biden’In destek ziyareti ve diplomatik desteği,  dünyada Fırat Kalkanı Operasyonu’nun  Amerika’ya karşı değil, Amerika ile birlikte yapılan bir operasyon  olduğu algısının   oluşmasını sağladı. Amerika, Fırat Kalkanı operasyonu konusunda verdiği desteğin bir benzerini FETÖ çetesiyle mücadele konusunda da vermelidir. FETÖ çetesinin  ele başının   iade edilmesi, Amerika’nın  bu   çetenin yanında değil, gerçek müttefiki olan Türkiye’nin yanında olduğunu gösteren önemli bir test olacaktır.

24 Ağustosta gerçekleşen Fırat Kalkanı operasyonunun   tarih seçimi açısından da özel bir anlamı vardır.  Bu tarih, Mercidabık zaferinin  kazanıldığı tarihin 500. yıl dönümüne denk gelmektedir. Fırat Kalkanı operasyonunun  Suriye ve Mısır’ın  kapılarını Osmanlı’ya  açan bir zaferin yıldönümünde yapılmasıyla  sembolik ve tarihsel bir mesaj verilmiştir. İkinci olarak Fırat Kalkanı operasyonu, 15 Temmuz İşgal girişimine bir cevap niteliği taşımaktadır. 15 Temmuz

 işgal girişimi, ordu algısında ciddi tahribatlara neden olmuştur. Fırat Kalkanı operasyonu, ordunun algısını düzeltmesi, gücünü göstermesi açısından önemli bir fırsat olmuştur. Operasyonun 15 Temmuz kahramanı Zekai Sakallı paşa tarafından yönetilmesi, toplumda büyük bir moral ve motivasyonun oluşmasına neden olmuştur. Fırat Kalkanı operasyonu, toplumda  moral ve psikolojik restorasyonu sağlamıştır.

Fırat Kalkanı operasyonunun birincil önceliği, Cerablus’u alarak Menbic önlerine kadar gitmektir. Cerablus operasyonundan sonra  Fırat’ın batısına geçen Suriye Demokratik Güçleri içinde bulunan YPG unsurlarının  Fırat’ın doğusuna doğru geri çekilmesi konusu, ciddi gerilimlere yol açacaktır.

Cerablus operasyonunun ana amacı,    Afrin-Cezire-Kobani arasında kurulması planlanan koridorun  gerçekleşmesinin  önüne geçmektir. İlerleyen süreçlerde Türkiye, ÖSO ve PYD arasında  ciddi gerilimler ve çatışmaların çıkması muhtemeldir. Türkiye, Cerablus operasyonuyla Suriye’nin içinde direkt olarak PYD  ile karşı karşıya gelmiş bulunmaktadır.Türkiye-Şam ve İran ekseninde, PYd’ye ve Kürt koridoruna karşı bir ittifak oluşturulduğunu söyleyebiliriz. Cerablus operasyonu öncesi, Şam rejiminin Hasekeyi bombalaması ve YPG güçleriyle çatışması,  yeni oluşan ittifak blokunun  PYD’yi yalnız  bırakma ve izole etme şeklinde yeni bir strateji izleyeceği görülmektedir. Şam rejimiyle sıcak çatışma içinde olan  PYD, Türkiye ve ÖSO ile de sıcak çatışmalara girişebilir.

Türkiye, Fırat Kalkanı operasyonuyla sınırını  DAİŞ’ten temizlemiştir. Türkiye, asıl olarak Suriye’de bir Kürt oluşumuna hiçbir şekilde  izin vermeyeceğini, böyle bir oluşumu  engellemek için askeri müdahale dahil her yolu deneyeceğini  fiilen göstermiş  bulunmaktadır. Fırat Kalkanı Operasyonunun asıl amacı, Kürdistan projesine engel olmaktır. Türkiye, Kürdistan projesine engel olmayı, kendi varlığının devamı için olmazsa olmaz olarak değerlendirmektedir.

Fırat Kalkanı operasyonu sayesinde Cerablus, DAİŞ’ten alınarak sınır güvenliğinin sağlanması konusunda önemli bir adım atılmıştır. Bu operasyonla Türkiye, askeri olarak Suriye savaşına katılmış durumdadır. Türkiye’nin Suriye savaşına askeri olarak katılması, DAİŞ gibi terör örgütlerinin Türkiye’yi kendilerine  ana hedef olarak seçmesine neden olacaktır. Cerablus mağlubiyetinden sonra DAİŞ, ülkemizde kanlı eylemler ve saldırılar gerçekleştirebilir. Ülkemize karşı  olabilecek terör saldırılarına ve Türkiye’nin Pakistanlaştırılması  girişimlerine karşı her zamankinden daha fazla uyanık ve hazırlıklı olmamız lazımdır.


26/08/2016, Milat Gazetesi

http://www.milatgazetesi.com/dais-le-buyuk-savas-firat-kalkani-makale-92910