Fetöistlerin Fetişizmi: Fetuşşeytanizm

15 Temmuz  Fetoşist darbe girişimi, ülkemizde  bütün taşların yerinden oynanmasına neden olmaya devam etmektedir. Mevcut bilgiler ve gelişmeler ışığında iki temel gerçek karşımızda durmaktadır. FETÖ Denilen terörist korsanlar çetesi,  bütün bir yapı olarak profesyonel  bir şekilde büyük bir darbe planlamasının ve pratiğinin içinde yer almışlardır. İkinci olarak Fetullah denilen terörist başının elli yıllık hayatı içinde nasıl Fetuşşeytan’a dönüştüğünün bütün ibret belge ve bilgileri ortaya çıkmaktadır. Fetullah,  hayatının her adımında Fetuşşeytan’a dönüştükçe, ülkemizin bütün toplumsal, dinsel, duygusal,  sosyal ve  ekonomik hayatı dahil olmak üzere hayatımızın her tarafını anormalleştirmiştir. Fetuşşeytan, Türkiye’nin anormalleşmesinde perde gerisinde hep baş rolü oynayan büyük şer kaynağı olma şeklindeki işlevini ve rolünü  sinsi ve kirli bir şekilde yerine getirmiş bulunmaktadır. Fetuşşeytanizmin vesayeti, Türkiye’yi anormalleştiren ölümcül virüs olarak karşımızdadır.

15 Temmuzdan beri eğitimden  futbola, esnaftan  sinemaya,  eğlenceden fühuşa, polisten orduya, yargıdan  diplomasiye, akademiden basına kadar bütün alanlardan imamlar fışkırmaktadır. Hayatımızın her alanını kontrol  ve manipüle etmek üzere imam denilen teröristler, her yerde inler kurmuşlardır. Fetuşşeytan,   devlete sızmanın ötesinde bütün toplumu  derinden kuşatan korkunç bir totaliteryanizm ağı kurmuş durumdadır.

Cumhuriyetin kuruluşundan beri askerin, devletin  asıl sahipleri olduğuna dair bir inanç vardı. 15 Temmuzda askerin  sanıldığı gibi ülke yönetiminde belirleyici olmadığı, perde gerisinde  Fetuşşeytan’a bağlı teröristlerin korkunç gücü ortaya çıkmıştır. Fetuşşeytan’a bağlı teröristlerin tasfiyesi ve  ordunun yeniden yapılandırılması,  bazılarının iddia ettiği gibi ülkemiz siyasetinde ve yönetiminde bir boşluğa ve kaosa neden olmayacaktır. Fetuşşeytan’ın  teröristlerinin tasfiyesi ve ordunun yapısında gerçekleştirilen  köklü reformlar, sivil demokratik  biçimde seçilen Başkanımızı, meclisimizi ve hükümetimizi  siyasetin  asli aktörü haline getirmektedir. Fetuşşeytanizm tasfiye edildikçe, millet, devletin  sahibi olmaktadır.

Fetullah’tan Fetuşşeytan’a geçişin olduğu karanlık ömre baktığımızda ahlak, hukuk ve dinin  ortadan kaldırıldığını görmekteyiz. Fetuşşeytanizmde hukuk, ahlak ve İslam  hoş birer  kelimeden başka bir şey değildirler. Sınav sorularının çalınmasını, kendi militanlarının önünü açmak için masum insanlara kurulan kumpasları ve  kanlı 15 Temmuz vahşetini, hukukun, ahlakın, insanlığın ve İslam’ın içini boşaltan Fetuşşeytanizmin  yıkıcı  ve zehirleyici ürünleri olarak değerlendirebiliriz. Hukuku, ahlakı, insanlığı ve İslam’ı  işlevsizleştiren ve araçsallaştıran her yapı, şeytanlaşmaya mahkumdur.

İslam, insanlığın  fıtrat dinidir. Fıtratta her şey şeffaftır ve açıktır. Kur’an, insanın kalbindeki hastalıklara   şifa olsun  diye gönderilen açık hidayet kaynağıdır. Kur’an açık bir kitap olarak kendisini, kainat kitabını ve hayata dair her şey üzerinde akıl etmeye ve tefekkür etmeye çağırmaktadır. Fetoşşeytanizm, Kur’an’ın  fıtri, akli ve açık mesajını   sonsuz bir karanlığa gömmeye çalışarak insanı gizemler içinde kaybettirmeye ve akılsızlaştırmaya çalışmıştır. Fetuşşeytanizm,  aklı ve Kur’an’ı ortadan kaldırarak sonsuz bir zulüm düzenini ülkemizde ve dünyada inşa etmeye çalışmanın adıdır. Fetoşşeytanizm’den kurtulmanın yolu, Kur’an ve akıl ışığında bu şirk dinini  köklü bir şekilde reddetmektir.

Fetullah’tan Fetuşşeytan’a giden dehlizin sonunda Fetoşizm diyebileceğimiz kirli, karanlık, banal ve kanlı bir  güruh, sapkınlık ve çete ortaya çıkmaktadır. Fetoşizm, bir düşünce, inanç veya değer olarak nitelenmeyi hak etmemektedir. Fetoşizm,  fetişizmdir. Fetuşşeytan, militanlarını uyaran tek  nesne durumundadır. Fetuşşeytan’ı fetiş haline getiren  FETÖİST teröristler, duygularını, düşüncelerini ve  davranışlarını fetişleri olan Fetuşşeytan’ın  mesajlarına göre belirlemektedirler. 15 Temmuz, FETÖİSTLERİN fetişleri olan Fetuşşeytan’a tapındıkları  kanlı ve sapkın bir  ritüelden başka bir şey değildir. FETÖİSTLER, fetiş olarak taptıkları Fetuşşeytan’ın  emirleri doğrultusunda kanlı bir darbeyi  bir sapkın ritüel olarak gerçekleştiren çete olarak tarihe geçeceklerdir.

Fetullah’ın, Fetuşşeytan’a dönüşürken takip ettiği yol Şeytan’ın yoludur. Şeytan, yeryüzü iktidarının  kendisine verilmesini isteyerek insanı aşağılamak suretiyle azgınlaştığı gibi, Fetuşşeytan’da Mehdi ve Kainat İmamı olduğunu iddia ederek yeryüzünün varisi ve hakimi olması gerektiği şeklinde bir sapkınlık içinde bulunmaktadır. Fetuşşeytanizmin hiçbir yerinde itikat, insan ve İslam yer almamaktadır. Fetuşşeytanizmin başında, ortasında ve sonunda iktidar, güç ve tahakküm saplantısı  ve hırsı vardır.

Fetuşşeytanizmde hiçbir şekilde hukuk, ahlak, insan, İslam ve demokrasiye yer olmadığı için, istihbarat, emniyet, yargı, eğitim ve ordu gibi kurumlara köklü olarak yerleşildiği görülmektedir. FETÖİSTLER,  fetişleri olan Fetuşşeytan’ın  amaçlarını gerçekleştirmek için aldatma, gizlenme, yalan, desise, takiyye, sahtekarlık, kumpas, inkar, ikiyüzlülük, sinsilik ve kalleşlik gibi yolları kullanmaktadırlar. Aldatma, gizlenme, yalan, desise, takiyye, sahtekarlık, kumpas, ikiyüzlülük ve sinsilik gibi  kötülüklerde itikada, insana ve İslam’a yer yoktur. Bütün bu yolların  hepsinde var olan tek şey, şeytandır.  Fetullah, Fetuşşeytan’a dönüşürken kendisi etrafında  bir kötülükler bataklığı yaratmıştır. Ülkemizin ve insanlığın önündeki büyük meydan okuma, Fetuşşeytanizm denilen bataklığın kurutulmasıdır.


05/08/2016, Milat Gazetesi

http://www.milatgazetesi.com/fetoistlerin-fetisizmi-fetusseytanizm-makale-91413

Bir cevap yazın