Kurban: İbrahim’in Milletinden İsmail Olmak

Allah, Adem ve Havva’dan itibaren bütün insanlığın insan olma serüvenini bu dünyada başlatmıştır. Şimdiye kadar insanlığın  yaşadığı tecrübe, insan olmanın  kolay olmadığını, bilakis insan olmanın  en çetin ve zor iş olduğunu ortaya koymaktadır. İnsan olmanın insana  en ağır yük olması, insanın en büyük trajedisidir. İnsanoğlu, uzaya gitmeyi, atomu parçalamayı,  füzeler yapmayı,  nükleer silahlar yapmayı, bilgisayar ve telefonlar icat etmeyi başarmış, ancak  kamil manada insan olmayı başaramamıştır. İnsanın, dış dünyada başarılar  ortaya koymasına rağmen, iç dünyasında yani insanlık düzleminde aynı başarıları ortaya koymadığı görülmektedir.

İnsan olmak kadar önemli olan diğer bir husus,  dünyanın insanca yaşamaya uygun bir yer haline getirilmesidir. İnsan, ahlaki, manevi, ruhi ve sosyal açılardan kendisini  olgunlaştırmadığı gibi, dünyayı da  kendisi için bir barış, özgürlük, adalet ve refah yurdu haline getirememiştir.2016 Küresel Barış İndeksine göre  son on yılda çatışma yaşanmayan sadece on ülke bulunmaktadır. Suriye, barışa  en çok ihtiyaç duyan yer konumundadır.2015 Yılında dünyada terör saldırılarından dolayı hayatını kaybedenlerin  sayısı otuz beş bine yaklaşmaktadır. Küresel Barış İndeksinde ülkemiz 163 ülke arasında 145. sıradadır.

İnsanlığın ve dünyanın  açlık, sefalet, şiddet, terörizm ve  savaşla tüketildiği ve yok edildiği bir ortamda kurban bayramını idrak ediyoruz. Kurbanın, insanın ve dünyanın anlamını yeniden idrak etmemiz lazımdır. İnsan olmanın, İbrahim olmanın ve İsmail olmanın  birbirinden  kopmaz hikayesini yeniden keşfetmemiz gerekmektedir.

İbrahim Milletinden  olan İsmailler olamadığımız için bugün insanlık birbiriyle kavgalı  ve huzursuzdur. İbrahim Milletinden İsmailler olmayı başaramadığımız için içimizde   FETÖİZM denilen küfrün, köleliğin ve emperyalizmin Truva atı olan bir sapkınlık kök salabilmekte ve etkin olabilmektedir. Bütün sorunlarımızın temelinde, İbrahim’in Milletinden olan İsmailler olmayı başaramamak vardır. Kurban Bayramı, Allah’a kulluk misyonu ekseninde  İbrahim Milletinden İsmail olmayı amaç edinmiş insanların bayramıdır.

Kurban bayramı, maalesef, kesilecek hayvanlar ve  yenilecek yemekler üzerinden konuşulmakta ve gündeme getirilmektedir. Kurban  bayramında asıl gündeme getirilmesi gereken İbrahim Milletinden İsmail nasıl olunur sorusudur. Sayısız hayvanı kurban olarak kesiyoruz. Ancak kestiğimiz sayısız kurbanlar, bizim birbirimizi kesmemize engel olmamaktadır. İbrahim’e sunulan kurban, onun İsmail’i kurban etmesine engel oldu. Kestiğimiz kurbanlar, hiçbir şekilde insana zarar vermememiz ve  ona dokunmamamız bilincini bize kazandırmalıdır. İnsandaki şiddet ve yıkıcılığı  terbiye etmeyen bir kurban bilinci olmadıkça,  hayvanların  kesilmesinin  hiçbir işlevi ve anlamı olmayacaktır. Kurbandan önce, kurban bilinciyle donanmaya ihtiyaç vardır.

Kurban bilinci, insan olma ve İbrahim Milletinden  İsmail olma bilincidir. İbrahim Milleti, insanlığın sahih milletidir. İbrahim Milletinde insanlığa ait  hiçbir unsur dışarıda bırakılmamaktadır. Ayrımcılık, dışlayıcılık ve ötekileştirme, İbrahim Milletinin ruhuna terstir. İbrahim, Allah’a dost olduğu gibi, onun milletinde de  insanlar, Allah’a ve insanlığa dostturlar. Kadın-erkek, siyah-beyaz, Avrupalı-Asyalı, Kürt-Türk, Şii-Sünni, köylü-şehirli, genç-yaşlı, kısacası insanlığımızın bütün unsurları ve renkleri, İbrahim milletinin asli parçalarıdırlar.

İbrahim Milleti olarak insanlık, evrensel  buluşması olan Hacda bir araya gelmektedir. Hacda bir araya gelen İbrahim Milletinden insanlar, hiçbir canlıya, tabiata ve insana zarar vermemek üzere  aralarında güçlü bir manevi  birlik olma zinciri oluşturmaktadırlar. Tevhit ekseninde insanlığın birliği, İbrahim’in Milleti formunda gerçekleşmektedir. İnsanlık, hacda  tek düşmanlarının nefisleri ve şeytan olduğu gerçeğini kavramakta, insanı insana düşman eden bütün  saptırmaların birer Nemrudi tuzak olduğunu görme imkanına kavuşmaktadır.

İbrahim Milletinden İsmail olmak, kolay bir şey değildir. İbrahim Milletinden İsmail olmak, insanın önündeki en büyük meydan  okumadır. İbrahim Milletinden İsmail olmayı başaran insan olmak için, kişinin kendisi için  en sevgili, en merkezi, en değerli ve en bağımlı olan şeyden vazgeçmesi gerekmektedir. İbrahim Milletinden İsmail olmak için  kendimiz için en çok değer verdiğimiz makam, mevki, şöhret, şehvet, güç, iktidar, narsizm, egoizm, milliyetçilik, ırkçılık, cinsiyetçilik, yıkıcılık, mezhepçilik, mal ve mülk toplama hırsı gibi  bütün bağımlılıklarımızı kurban etmemiz gerekmektedir. İbrahim’in milletinden insan olan İsmail olmak için, bütün putlarımızı kurban etmemiz bir zorunluluktur. Nefsimiz başta olmak üzere bütün putlarımızı kurban etmedikçe İbrahim Milletinden olmak mümkün değildir.  Parayı, gücü ve yalanı kurban edip  merhameti,  adaleti, hürriyeti, paylaşmayı, ihlası  ve yardımlaşmayı  inşa etmedikçe İbrahim’in Milleti olma aidiyetini gerçekleştiremeyiz. İnsan olmanın  bedeli,  insan olmayan  karanlık tarafımızı kurban etmeyi gerektirmektedir.

Kurban, insanın Allah’a kul olması, insanların Allah’ın kulları olarak birbiriyle yakınlaşması demektir. Kurban, insan ve Allah, insan ve insanlar arasında ilişki, yani kurbiyet anlamında yakınlık, tanışma ve bilişme oluşturmayı amaçlayan bir  kulluk eylemidir. İnsanın kendisini, dünyayı ve toplumu merhametle, akılla, tanımayla, yakınlaşma ile onarma, iyileştirme ve doğrultmayı amaçlayan her türlü  çaba, kurbandır. Allah’ı gaye edinerek  kendimizi ve dünyamızı onardığımız sürece İbrahim’in Milletinden olmayı gerçekleştirebiliriz. İbrahim’in Milletinden insanlar olan İsmailler olma duasıyla  mutlu bayramlar diliyorum.


12/09/2016, Milat Gazetesi

http://www.milatgazetesi.com/kurban-ibrahim-in-milletinden-ismail-olmak-makale-94092

Bir Cevap Yazın